Olumsuz Davranışı Azaltmak

Seminer Özeti
Ödül, bir davranışın yapılması için verilen haz, keyif verici bir maddi olanak (para, hediye, yiyecek, çiklet, çikolata gibi) veya haktır (Gezmeye götürmek, TV video izlemek, arkadaşlarıyla oynaması, bahçeye inmek gibi).Çocuğun istenen, beklenen davranışı yapması için genellikle önceden söz verilir. Çocuk davranışı yapar ve ödülünü hak eder. Ancak, ödül zamanla çocukta bağımlılık yaratır. Çocuk ödülünü almak için istenilen davranışta bulunur, gerçekten davranışı yapması gerektiği için değil. Ödül, küçük çocuklarda iyi davranış alışkanlıkları geliştirmek için ve ölçülü olarak kullanılmalıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ödülle beraber anne/babanın davranışı açık bir dille takdir etmesi ne kadar beğendiğini belirtmesi, anne/babanın sevincini dile getirmesi ve dolayısıyla beklenen ve yapılan olumlu davranışı teşvik etmesidir.
“Bu gün ben söylemeden derse oturup çalıştığına çok sevindim. O çok beğendiğin kalem kutusunu alacağım. Bundan sonra hep ben söylemeden derse oturacağına güveniyorum.”
Çocuk eğitiminde takdir ve teşvik ödülden daha önemlidir. Zira zamanla ödülün etkisi kaybolur, ancak çocuk anne/babasının takdirini duymak için o davranışı tekrarlar. Dolayısıyla ödül başlangıçta ve ölçülü olarak kullanılmalı, davranışın devamında artık yerini takdir, olumlu duygular ve teşvike bırakmalıdır. Takdir, anne/babanın çocuğuna verebileceği en büyük ödüldür. Takdirsiz bir ödül, bazen çocuk için anlamsız olur, çocuk hangi davranışı için ödüllendirildiğini bilemez ve dolayısıyla ödül de eğitsel etkisini kaybeder. Bu nedenle ödülü verirken hangi davranışı için çocuğun bu ödülü hak ettiğini açık bir dille belirtmek ve davranışını takdir etmek çok önemlidir.
Ceza, bir davranışın tekrar edilmemesi için uygulanan üzüntü, acı verici bir yöntem(dayak, odaya kapatma, mahrum etme) veya çocuktan alınan bir haktır(Harçlığını kesme, arkadaşlarıyla görüşmesine engel olma gibi).Ceza çocukta korku yaratır. Çocuk davranışı yapmak istemediğinden değil de cezadan korktuğu için yapmaz. Ancak ceza da ödül gibi etkisini zamanla kaybeder. Çocuk cezaya alışır, hafta sonu dışarıya çıkmamak bir süre sonra onu etkilemez ve istenmeyen davranışı devam eder. Çocuk cezadan kaçmak için yalan söyler. Ödül gibi, ceza ile yönetilen disiplinde de anne/baba cezayı sürekli değiştirmek zorunda kalır.
Ceza ile yönetilen disiplin şekillerinde genellikle çocuk tarafından hissedilen, yaşanan duygular kızgınlık, nefret, intikam, karşı koyma, suçluluk, güvensizlik, kendine acıma gibi olumsuz duygulardır. Ceza ile yürütülen eğitim zamanla işlevini kaybeder, zira “çocuk yaptığına pişman olacağına ve suçunu telafi etmesini öğreneceğine intikam hayallerine yönelir.” Çocuğun düşündüğü odak konu artık işlenen suç veya olumsuz davranışın neticeleri değil, cezanın getirdiği duygulardır. Dolayısıyla ceza vererek çocuğun kendi olumsuz davranışı ile yüzleşmesine, davranışın sonuçlarını düşünmesine engel olmaktayız. Sevgi ve ilgi ile yürütülen bir anne/baba çocuk ilişkisinde cezanın yeri yoktur, ancak çocuk olumsuz davranışının sonuçlarını yaşar.
Olumsuz davranışlara cezasız nasıl engel olabiliriz?
A- Çocuk davranışı yapmadan önce:
1- Önleyici açıklamada bulunmak, beklentilerin açık dille önceden çocuğa söylenmesi;
2- Çevreyi değiştirmek, çevreyi çocuğa uygun hale getirmek,
3- Örnek olmak, beklenen davranışlara anne/babanın örnek olması,
4- Çocuğun iyi alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olmak, yol göstermek ve yaptığı zaman takdir etmek.
B- Sorun olan davranış sırasında:
5- Olumsuz davranışın nedenini düşünmek,
6- Yapıcı bir çözüm yolu, seçenek göstermek,
7- Aile bireyinin duygularını ve olumsuz davranışın kendi üzerindeki etkilerinin açıklanması.
C- Sorun olan davranıştan sonra:
8- Olumsuz davranışın etkilerini göstererek pişmanlık duyurmak;
9- Çocuğun olumsuz davranışının sonuçlarını yaşamasına izin vermek.
