Çocuklarda Duygusal İstismar

Duygusal istismar, çocuğa duygusal açıdan zarar veren, sıkça görülen bir istismar çeşididir. Fiziksel istismardan farklı olarak duygusal istismarın gözle görülebilir işaretleri yoktur, bu yüzden fark edilmesi güçtür. Gözle görülür işaretleri olmasa da bu da bir istismar çeşididir ve çocuğa büyük ölçüde zarar verir. Çocuğa duygusal istismar uygulayan kişinin istismar davranışları/söylemleri tekrarlıdır ve çocuğun korkmuş, utanmış, mutsuz, yalnız ve değersiz hissetmesine neden olur.

Duygusal istismar, tek başına veya başka bir ihmali veya istismarın parçası olabilir. Sözel veya sözel olmayan, aktif veya pasif, istemli veya istemsiz olarak işlenen bir suç sonucu meydana gelebilir. Fiziksel temas olması şart değildir. Çocuklar bu tür duygusal şiddete maruz kaldıklarında, sevilmediklerini, değersiz oldukları hisseder ve öz güvenleri düşer.

Ayrıca duygusal istismara maruz kalmış çocuklar akranları veya yetişkinler ile sağlıklı ilişki kurmada güçlük yaşar. İstismara uğrayan çocuk aynı zamanda farklı istismar türlerine maruz kalıyor olabilir. Özellikle fiziksel istismara ve cinsel istismara, duygusal istismar sıklıkla eşlik eder.

Duygusal ihmal ve istismar 4 başlık altında toplanabilir:

Reddetme / Yok Sayma: 

Çocuğa istenmediği çeşitli şekillerde söylenir.

Çocuk aile içinde sürekli olarak suçlanır, hor görülür, isim takılır, alay edilir.

Konuşmama, bırakılacağını, terk edileceğini belirtme ya da aile içinde günah keçisi olarak sürekli eleştirme şeklinde yapılan duygusal istismar şeklidir.

Ebeveynler fiziksel olarak vardır ancak duygusal olarak yoktur.

Çocuğa gelişimi için gereken yakınlaşma, sevgi, ilgi ve bağlılığı göstermeyen soğuk yaklaşımlar içindedirler.

Çocuğun ayrı bir birey olarak kabul edilmemesi, ihtiyaçlarının karşılanmaması, evde o yokmuş gibi davranılması, kişiliğinin, kabiliyetinin ve başarılarının yok sayılması, hiçbir işe yaramadığının hissettirilmesi veya söylenmesi ve genelde çocuğun yaptıklarının onaylanmaması durumudur

Yalnız Bırakma / İzole Etme: Çocuğun yaşıtları içinde bulunması, etkinliklere katılması engellenir, yalnızlığa itilir.

Odasına ya da başka kapalı alanlara bırakılarak cezalandırılır.  Çocuğun denetimsiz yalnız bırakılması, arkadaş gruplarına, okul sonrası aktivitelere katılmasına izin verilmemesi, çocuğa yaşamda yalnız olduğunun söylenmesi ya da hissettirilmesi olarak tanımlanır.

Korkutma / Yıldırma: Ebeveynin çocuğu korkutması, tehdit, azarlama, suçlama, aşağılama, gözdağı verme yollarıyla korku dolu bir ortamda yaşamasına neden olması olarak tanımlanır.

Çocuğu sindirmek için söylenen “beni üzersen ölürüm, seni bırakırım, çok hasta olurum, üvey anne eline kalırsın, annesiz büyürsün” gibi sözlerle gelen istismar çocukta suçluluk ve öfke duygularına yol açacak, kaygı ve korku yaşatacaktır.

Suça Yöneltme: Ebeveynler çocuğun ilaç ya da alkol kullanmasına, şiddet içerikli davranışları izlemesine ya da katılmasına, porno seyretmesine, tecavüz, gasp vb. suçlara tanık olması ya da katılmasına izin verir ya da teşvik edici olur.

Çocuğun toplumun kurallarına karşı davranmasına göz yumulması ya da bu davranışların pekiştirilmesi, suça yönelmesine zemin hazırlanması, bu tür davranışlarına engel olunmaması, çocuğa iyikötü kavramlarının öğretilmemesi bu grup altında yer alır.

Anne babanın çocuğa karşı göstermiş olduğu aşırı hoşgörülü tutum, çocuğun pek çok olumsuz davranışını görmezden gelme çocuğun sağlıklı davranış gelişimini gerçekleştirememesine yol açacaktır.


Etkileri

  • Dünyanın tehlikeli ve güvensiz bir yer olduğunu düşünür.
  • Acizlik ve savunmasızlık duyguları oluşur.
  • Tehlike ve zorlukları olduğundan daha büyük algılar.
  • Kendini değersiz hisseder, depresyon, hissizlik ve aşırı uyarılmışlık hali ortaya çıkar.
  • Erken çocuklukta yaşanan ihmal ve istismar, beynin bazı bölgelerinin zarar görmesine, bilişsel becerilerin azalmasına, sorumluluk becerilerinin geri kalmasına yol açar.
  • Zihinsel ve fiziksel gelişim geri kalırken, akademik performans, IQ seviyesi, öğrenme kapasitesi ve beyin hacmi azalır.
  • Davranış bozuklukları, depresyon, kişilik bozuklukları ve saldırganlık ortaya çıkabilir.
  • Ebeveynlerinden korkarlar, onlardan nefret ettiklerini söylerler ve kendileri hakkında kötü konuşurlar.
  • Geç dönem etkileri ise, yeme bozuklukları, saldırganlık, şiddete eğilim, alkol ve madde kullanımına eğilim, zihinsel ve bedensel hastalık riskinde artıştır. Ayrıca bu çocuklar ebeveyn oldukları zaman da kendi çocuklarına karşı daha az destekleyici ve uygun olmayan ebeveyn tarzına sahip oldukları görülmüştür. Bu kişiler ilişki kurmakta zorlandıklarından, eşlerine ve çocuklarına da aynı tutum ve davranışlarla yaklaşacaktır, böylece bir kısır döngü içerisinde ihmal ve istismar nesilden nesile aktarılacaktır.

Eğer ebeveyn olarak çocuğunuzu duygusal istismara maruz bıraktığınızı fark ettiyseniz mutlaka en kısa sürede psikolojik destek alın. Bu süreçte çocuğunuza “tembel” , “aptal”, hiçbir şeyi beceremiyorsun” gibi etkilemeleri yapmayın. Sizi tetikleyen durumları not edin ve bir patlama yaşayacağınız anda ortamı terk edin. Çocuğunuzdan tutumunuz için özür dileyin ve mutlaka değişim için bu konuda uzman yetişkin psikoloğundan destek alın.

Çocuğunuzun ruh sağlığını ve fiziksel sağlığını korumak için değişim yapmaya cesaretiniz olsun. Hiç kimse istismara uğramayı hak etmez.

Eşiniz Çocuğunuza Duygusal İstismar Uyguluyor ise Çocuğunuza Yardım Etmek için Ne Yapabilirsiniz?

Bu yardım sürecinde;

-Çocuğunuzu istismar uygulayan eşiniz ile yalnız bırakmayın.

-Çocuğunuza değerli, önemli olduğunu hatırlatın ve hissettirin.

-Çocuğunuza iyi bir rol model olun.

-Çocuğunuzu keyif aldığı aktivitelere başlamasına fırsat yaratın ve bu aktiviteleri devam ettirin.

-Çocuğunuzun akranları ile vakit geçirmesine, arkadaşlık kurmasına olanak sağlayın.

-Çocuğunuzu etkin dinleyin ve ona saygı duyduğunuzu hissettirin.

× WhatsApp